| |
|
 |
| |

kaklıklara
daldırdım dudaklarımı
içtim kayaları
sarnıçlar umarsızdı
çiğ sarı bir ağıtta
sese döktüm
yosunul sancısı
her kar seline
bir parça daha kaptırmanın
her canın koparılışında
dalımdan
dalgalarında çoğaldım
bulutları okşayan
yulaf otlarının
düştüm yollara
ne türkülere kanatlar
çırptım
yasaktı
sakıncalı sevdaların
ipekler dokudum satıraralarına
çimenlere verdim sesimi
var dışarıda gül çiçeğim
özle beni yeter
tut kartalkanadı kabayelini
götür sezgilerini
korkunun
esmesin bozkırlar
tomurcuklarım erkenci
yavrusu
anka düşüne durmuş
şahanım
ter tütündeki
nikotin değil
saran yarayı
anla beni yeter
kovanları uçuruyor
arılarım
aşıyor titreyen su
parmaklıkta duvarları
zincirlerini sürükler
eşinen ayı içimde
şuramda kangren bu
parmağım
şu kanca
altın zoka
gözlerim dağlarda
gözünü sevdiğim
sal beni
yeter
Muhammet Güzel
|
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
|