|
|
 |


Kadın havaalanındaki
dükkanlardan
birinden bir
paket kurabiye
ve bir kitap
alıp kendisine
oturacak bir
masa buldu.
Kendisini yeni
aldığı kitabına
epeyce kaptırmıştı
ama bir süre
sonra yanında
oturan adamın
cüretkar bir
şekilde
aralarında duran
kurabiye paketinden
birer birer
kurabiye aldığını
gördü. Kadın
"Sabır..."
diye mırıldandı
ve kitabını
okumaya çalıştı.
Adamın rahat
ve umursamaz
tavrı onu öyle
şaşırtmış ve
sinirlendirmişti
ki artık kendisini
kitabına veremiyordu.
"Kibar
bir insan olmasaydım,
morartırdım
şu adamın gözlerini!"
Kurabiye paketine
her uzanışında
adam da uzatıyordu
elini. Sonunda
pakette tek
bir kurabiye
kalınca, adam
son kurabiyeye
uzanıp ikiye
böldü, yarısını
ağazına attı
diğer yarısını
da
kadına uzattı.
Kadın iyice
sinirlenmişti.
Kapar gibi aldı
kurabiyeyi adamın
elinden "Aman
Tanrım, ne cüretkar
ve ne kaba bir
adam. Yemek
için izin istemediği
gibi,
yedikten sonra
da bir teşekkür
dahi etmiyor!"
Uçağının kalkacağı
anons edilince,
kadın eşyalarını
toplayıp çıkış
kapısına doğru
yürüdü. Dönüp
birkez
daha bakmak
istemiyordu
kurabiye hırsızına.
Uçağa
biner binmez,
keyfi kaçtığı
için okumaktan
vazgeçtiği
kitabına geri
dönmek istedi
yeniden. Çantasını
açar açmaz
gözlerine inanamadı.
Bir paket kurabiye
öylece çantasında
duruyordu. "Bunlar
benim kurabiyelerimse
eğer; ötekiler
de onundu ve
paylaştı benimle
her bir kurabiyesini!..."
Özür dilemek
için çok geç
kaldığını anladı,
üzüldü ama
çaresizdi. Kaba
ve cüretkar
olan "Kurabiye
Hırsızı"
kendisiydi.

Valerie Cox

Grafik
Tasarım
©Kumru
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|