

 |
|
 |
| |

| |
Eski
zamanlarda,
bir
gün
dönemin
kralının
kızı
ile
bir
balıkçı
birbirlerine
aşık
oluyorlar.
Ancak
bir
prenses
bir
balıkçıya
aşık
olamaz
!
Delikanlı
ile
prenses
gizli
gizli
buluşup,
birbirlerine
olan
aşklarının
ölümsüz
ve
sonsuz
olduğunu
ve
ne
olursa
olsun
ayrılmayacaklarını
söylüyorlar.
Bir
süre
sonra
kral,
kızının
bir
balıkçıya
aşık
oludğunu
ve
gizli
gizli
buluştuklarını
öğrenir
ve
yağverlerine
kızını
takip
etmelerini
emreder.
Takip
sonunda,
yağverler
krala
gelip
gördüklerini
anlatmaya
başlarlar.
"Balıkçı
denizden
geliyor,
prenses
onu
kumsalda
bekliyor
ve
bulunduğu
yeri
balıkçıya
ışık
ile
işaret
ediyor.
Gün
ağırana
kadar
kumsalda
el
ele,
göz
göze
oturuyorlar.
"
Bunun
üzerine
kral,
bu
kez
ilk
buluşmalarında
kızını
yakalamalarını,
ve
ışıkla
balıkçıya
yine
aynı
şekilde
işaret
vermelerini
buyuruyor.
Tuzaktan
habersiz
delikanlı,
ışıgı
görünce
atlıyor
kayığına
ve
kürek
çekiyor
bir
manga
askerin
üzerine
doğru..
Delikanlı
kumsala
vardığında,
kız
askerlerin
elinden
kurtuluyor
ve
koşuyor
sevdiğine
doğru,
bağırıyor;
"bu
bir
tuzak,
kaç,,,"
diye
ama
koyun
ta
öbür
ucuna
ne
sesinin
ne
de
kendisinin
ulaşabilmesi
imkansız.
Prenses
atıyor
kendisini
sulara..
İşte
o
anda
bir
mucize
gerçekleşiyor.
Kızın
adım
attığı
her
yer
kumsala
dönüşüyor.
Peşinden
koşan
askerler
ise,
bastıkça
sulara
gömülüyorlar.
Prenses
kayığa
doğru
yaklaşmışken,
bir
okçu
tam
o
anda
delikanlıyı
hedefleyip
fırltıyor
okunu.
Heyhat,
kız
ile
delikanlı
birbirlerine
sarılmışlardır
bile
ve
ok
gelip
kızın
sırtına
saplanıyor.
Derler
ki;
o
kumlar,
kızın
kanı
denize
karışınca,
kırmızıya
boyanmış.
Delikanlı
ise
kollarına
ölen
sevdiğini
aldığı
gibi
gidiyor..
Sonra,
ikisini
de
ne
gören
var
ne
de
duyan
!...
O
günden
sonra,
yüzyıllardır
o
kumsal
"Kız
Kumu"
adı
ile
anılmaya
devam
etmiş.
Ve
bir
aşk
hikayesi
daha,
böylelikle
ölümsüzleşmiş.

Yazarı
bilinmiyor

Grafik
Tasarım
&
Animasyon
©Kumru

©www.kumru.net
/
2009
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|