| |

 |
|
 |
| |
 
| |
Okyanusun
dibinde
yatan
bir istiridye,
su üzerinden
akıp geçsin
diye,
kabuğunu
açmış.
Su icinden
geçerken,
solungacları
yiyecek
toplayıp,
midesine
gönderiyormuş.
Aniden,
yakınındaki
bir balık,
bir kuyruk
darbesiyle
kum ve
camur
fırtınası
yaratmış.
İstiridye
de kumdan
nefret
edermiş;
zira kum
öylesine
pürüzlüymüş
ki kabuğunun
içine
kaçarsa
son derece
rahatsız
olurmuş.
Istiridye
derhal
kabuğunu
kapamış
ama cok
geç kalmış;
Sert ve
pürüzlü
bir kum
taneciği
içeri
girip,
iç derisi
ile kabuğun
arasına
yerleşmiş.
Kum tanesi
istiridyeyi
ne çok
rahatsız
ediyormuş.
Ama, kabuğunun
içini
kaplaması
için kendine
verilmiş
olan salgı
hücresini
hemen
çalıştırarak,
minik
kum tanesinin
üstünü
kaplamaya
başlamış;
ta ki,
nefis,
parlak
ve düzgün
bir ortü
oluşana
kadar...İstiridye,
yıllar
yılı,
minik
kum taneciğinin
üstüne
katlar
eklemeye
devam
etmiş
ve sonunda
müthiş
güzel,
parlak
ve son
derece
değerli
bir inci
oluşmuş.

Karşı
karşıya
olduğumuz
problemler
bu kum
taneciğine
benzer,
bizi rahatsız
ederler
ve niye
bize bu
derece
eziyet
çektirip
asabileştirdiklerine
şaşarız;
fakat
; ...
azmin
getirdiği
cesaret
ve kuvvetle,
sorunlarımızın
ve zayıflıklarımızın
üstesinden
geliriz.
...daha
alçakgönüllü,
isteklerimizde
daha ısrarlı,
çevremizdekilere
daha yakın,
daha akıllı
ve sorunlarımıza
karşı
daha dayanıklı
hale geliriz.
Gizli
gücümüzle,
yaşamımızdaki
pürüzlü
kum taneciklerini,
bize kuvvet
veren
ümit ve
ilham
kaynağı
olan değerli
incilere
dönüştürürüz....

Yazarı
Bilinmiyor

Grafik
Tasarım
©Kumru
 
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|