| |
 |
|
 |
| |
 |
|
| |


Tabloları ile ün yapmış bir ressam, günün birinde en
güzel yapıtını yapmaya karar verdi. Konu bulmak için
kent dışında dolaşmaya çıktı. Ressamı tanıyan biri,
"Böyle nereye gidiyorsun dostum?" diye sordu.
Ressam, "Bilmiyorum, dünyanın en güzel şeyinin
resmini yapmak istiyorum" diye yanıt verdi.
"Belki siz dünyanın en güzel şeyinin ne olduğunu
söyleyebilirsiniz."
Adam biraz düşündükten sonra, "Kolay" dedi.
"Dünyanın neresine giderseniz gidin, en güzel
şeyin inanç olduğunu göreceksiniz."

Ressam yanıt vermeden yoluna devam etti.
Bir süre sonra, çok saygı duyduğu bir dostuna
rastladı. Ona dünyanın en güzel şeyinin ne
olabileceğini sordu. Adam bir süre düşündükten
sonra şunları söyledi;
"Dünyanın en güzel şeyi aşktır. Yoksulları
zenginleştiren, gözyaşlarını tatlılaştıran,
azı çok yapan o değil midir? Aşksız hiçbir şey
güzel olmaz."

Ressam dünyanın en güzel şeyini aramaya
devam etti. Yolda giderken rastladığı yorgun
bir askere de aynı şeyi sordu. Asker kendisine
şunları söyledi;
"Dünyanın en güzel şeyi barıştır. En çirkin şeyi de
savaş. Barış olan yerde her zaman güzellik
bulabilirsiniz."

O zaman ressam şöyle düşünmeye başladı.
"Dünyanın en güzel şeyi; inanç, aşk ve barış ise
onların resmini nasıl bulabilirim"

Bir süre daha düşünerek dolaştı ve evine döndü.
Kapıdan içeri girince dünyanın en güzel şeyini
bulmuştu. Çocuklarının gözünde inanç,
eşinin gözünde aşk, evinde barış ve mutluluk
hüküm sürüyordu.

Bunlardan ilham alan ressam oturdu ve dünyanın
en güzel şeyinin resmini yaptı.
İşi bitince boyalarını ve fırçalarını topladı. Daha
sonra tuvalin örtüsünü kaldırarakuzun uzun seyretti
yapıtını. Kendine güvenen bir aile reisi, mutlu bir
kadın ve böyle mutlu bir ortamda yüzleri pırıl
pırıl parlayan çocuklar, ışık oyunlarıyla dolu sıcak
bir odada resmedilmişlerdi.

Ressam bu en güzel yapıtına "EVİM" adını verdi.

Yazarı Bilinmiyor

Grafik Tasarım & Animasyon
©Kumru
©www.kumru.net/2009


|
|
|
|
|