| |


Genç
kadın,
bebeğin
güzelliği
karşısında
büyülenmiş
gibiydi.
Kıvırcık
sarı
saçları,
iri
mavi
gözleri,
kalkık
bir
burun
ve
küçük
kırmızı
dudaklarıyla
bir
kartpostalı
andıran
bebek,
kadının
şimdiye
kadar
gördüğü
en
cana
yakın
kız
çocuğuydu.
Onun
ipek
yanaklarını
doya
doya
öpmek
ve
cennet
kokusunu
içine
çekmek
için
eğildiğinde
:
"Dokunma
bana
..."
diye
bir
ses
duydu.
"Beni
okşamaya
hakkın
yok
senin..."
Kadın
korkuyla
irkilip
etrafına
bakındı.
Bebekle
kendisinden
başka
içerde
kimse
yoktu.
Aynı
sesi
tekrar
duyduğunda
bebeğe
döndü.
Aman
Allahım!..
Yeni
doğmuş
gibi
görünmesine
rağmen
konuşan
oydu.
"Bana
yaklaşmanı
istemiyorum"
diye
devam
etti.
"Hemen
uzaklaş
benden..."
Kadın,
biraz
olsun
kendini
toplayarak
:
"Çocuklarımız
hep
erkek
oluyor"
dedi.
"Onlar
da
güzel
ama
kız
çocukları
başka.
Bu
yüzden
seni
öpmek
istedim."
"Beni
öpemezsin"
diye
ağlamaya
başladı
bebek.
"Benim
de
seni
öpemeyeceğim
gibi..."
"Neden
?"
diye
sordu
kadın."Neden
öpemezsin
ki
?"
Bebek,
hıçkırıklara
boğulurken
:
"Bunun
sebebini
bilmen
gerekir"
dedi.
"Düşünürsen
mutlaka
bulacaksın..."
Kadın,
neler
olup
bittiğini
hatırlamak
üzereyken
kendine
geldi.
Özel
bir
hastanenin
en
lüks
odasında
yatıyor
ve
narkozun
tesirinden
midesi
bulanıyordu.
Aile
dostları
olan
tanınmış
doktor,
odayı
dolduran
çiçeklerden
bir
tanesini
vazodan
çıkartıp
kadına
uzatırken
:
"Geçmiş
olsun
hanımefendi"
dedi.
"Başarılı
bir
kürtajdı
doğrusu.
Ha..!
Sahi,
"kız"mış
aldırdığınız
bebek."

Cüneyd
Suavi

Grafik
Tasarım:
©Kumru
Orjinal
Resim:
©Tom
Sierak

 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|