

| |


| |
Günlerden
bir gün,
kuzeydoğudaki
Meşhet'e gitmek
üzere,
kumaş yüklü
bir deve kervanı
yola çıktı.
Kervan birkaç
gün sonra Deştikebir
Çölü'ne vardı.
İlk bakışta
uçsuz bucaksız
gibi görünen
400 km.lik
bir kum yığını.
Oralardan bir
kuyudan su tedarikini
yapan kervan
çöle girdi.
Aradan bir hafta
geçti.
Dıştan bakıldığında,
her şey yolunda
görünüyordu
ancak kervan
içten içe kaynayan
bir kazan gibiydi.
Bu kazanı başdeve
kaynatıyordu.
O kervandaki
yirmi devenin
başıydı. Mola
verildiği zaman
devamlı
konuşur, bir
şeyler anlatır,
ötekiler de
sessizce
dinlerlerdi.
Koca kervana
neden bir eşek
liderlik
ediyordu ki?
O en önde olmasa
olmaz mıydı?
sanki eşek olmasa
kervan gideceği
yere
varamayacak
mıyıdı?
"Ben"
diyordu başvdeve
" Mısır'a
gittim,
Arabistan'a
gittim, Yemen'e
gittim, Anadolu'ya
gittim. Yüce
dağları aştım,
susuz çöller
geçtim.
Binlerce, onbinlerce
kilometre yol
yürüdüm, İran'da
gezmediğim,
dolaşmadığım
yer kalmadı.
Bu Deştikebir
çölünden defalarca
geçtim. Benim
gibi doğuştan
lider varken,
bu küçük eşek
de kim oluyor
ki,
bize yol gösteriyor?
Boy yok, pos
yok liderlik
onun neyine?
Gelin şu eşeği
başımızdan defedelim.
Eğer lider ben
olursam her
türlü iyiliği
bekleyin.
Yoruldum diyenin
yükünü sırtımda
taşıyacağım,,,"
Kervandaki develerin
bir kaçı buna
itiraz ettiler,
eşeğin gitmesini
istemediler.
"Kime ne
zararı var garibin?
bırakalım önde
o gitsin,
bizi Meşhet'e
o götürsün.
Zaten hiçbir
işimize
karışmıyor.
Molalarda bir
kenarda tek
başına sessizce
oturuyor. Durup
dururken günahını
almayalım."
Başdeve böyle
diyenlere karşı
çıkıyordu.
"Garip
mi? neresi garip
bunun be? acınmaz
böylesine.
Onun yemini,
suyunu biz taşıyoruz,
bir de kaprislerine
boyuneğecek
değiliz. Onu
kervandan uzaklaştırmak
lazım."
Sonunda başdevenin
kesin kararı
karşısında direnci
kırılan birkaç
deve, istemeye
istemeye eşeğin
gitmesine razı
oldular. Eşek
bu duruma karşı
çıktı.
"Olmaz"
dedi. "Ben
bu kervanı terk
etmem, bensiz
Meşhet'e varamazsınız,
pusulayı şaşırır,
çölde
kaybolursunuz"
dedi. Eşeğin
sözlerine klaklarını
tıkayan, onun
tepinmesine
aldırış etmeyen
küfür derecesine
varan hakaretleri
karşısında
eşek, "Ne
haliniz varsa
görün"
diyerek çekip
gitti.
Ertesi gün başdeve
çalımla yürüyordu
kervanın
önünde ve arada
bir arkasına
bakıp gururla
gülümsüyordu.
Kervan ilk günden
başlayarak hedefinden
adım adım
uzaklaşarak
güneybatıya
doğru geniş
bir yay
çizerek, Kuhistan
Çölü'nün ortalarına
kadar geldi.
Günlerdir diğer
develerin ikazlarına
kulak asmayan
başdeve sonunda
liderliği kaybetmişti.
Pusula şaşırılmış,
kervan Kuhistan
Çölü'nde kaybolmuştu.
Yol yok, iz
yok,,
ne tarafa gidilmeliydi
acaba?
Günler sonra
eşek çıkageldi.
Develer sessizce
eşeğin
arkadısna tek
tek sıra oldular.
Eşek şaşkın
şaşkın etrafına
bakınan başdeveye.
"artık
sen en arkada
yürüyeceksin"dedi
"yoksa
ben bu kervana
liderlik etmem."
Diğer develer
de
eşeğin bu kararını
haklı buldular
ve başdeve yolculuğunun
geri kalan kısmını
kervanın en
arkasından yürüyerek
tamamlamak zorunda
kaldı.
Grafik Tasarım:
©Kumru
©www.kumru.net
/ 2008
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|