

Başıboş
yalnızlığımın
en
koyu
saatlerinde,
Hayatın
en
gerçek
masalları
ile
uykuya
dalmak,
Ve
yeryüzünün
en
masum
Yalanlarını
tatmak
rüyalarda...

Rengarenk
umutlar
asmak,
Bir
buluttan
Bir
diğer
buluta
gerili
gönül
iplerimize.
Şarkılar
söyleyen
çiçekler
sulamak,
Sevda
bahçelerinde.
"Sen"
kokmalı
bahçemizin
en
taze
çimleri,
Yalınayak
dolaşmalıyım
üzerlerinde.
Ve
günbatımı
tebessümler
salmalıyım
yollarına
ki,
Daha
çabuk,
daha
hızlı,
Koşar
adım
evine
gel
diye.
Pembe
badanalı
evimizin,
beyaz
pencerelerinde,
Ayak
seslerini
beklemek
her
akşam
aynı
saatlerde.
Getirdigin
ekmeğe,
Alınterini
katık
edip
bölüşmek
ikiye,
Sonra
üçe,
sonraları
belki
de
beşe
!...
"Sen"
olmalı,
gölgesinde
bez
bebeklerle
Çocuk
avuttuğum
O
kocaman
yeşil
ağaç.
Sarmalı,
sarmalamalı
bizi
yokluğunda.
Ve
her
akşam,
sen
geldiğinde
Yanmalı
evimizin
tüm
ışıkları
ki;
Varlığın
müjdemiz,
varlığın
aydınlığımız
olsun.
Ve
rüyalarımız
gerçek...
©
Kumru

|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|