Untitled Document
 
   
 
 


Sorry, your browser doesn't support Java.


 
 
"Evcilik oyunlarımızdaki, küçük anne rollerimizle
başlayan hayatlarımıza dair..."


Bizim düşlerimiz vardı
Çocukluğumuzun evcilik oyunlarında kalan.
Çiçekli basmadan perdeli evlerimiz,
Taze kavrulmuş leblebilerden, nohut yemeğimiz,
Sokak çeşmesinin tatlı suyundan çorbalarımız,
Elma şekerlerimiz, leblebi tozlarımız...
Bir de, küçük kadın yüreklerimizi,
Telli plastik arabalarıyla çiğneyen
Afacan kocalarımız...
Mahsuscuktan komşular,
Mahsuscuktan kocalar,
Mahsuscuktan çocuklar,
Mahsuscuktan bir dünya...


Tek endişemiz, tek derdimiz,
Türk malı , ucuz plastik bebelerimizin
üşütüp hasta olmalarıydı.
Binbir yamalı kilimler üzerine sererdik yarınlarımızı.
Ve yarınlarımızı dilediğimizce yaşardık
akşam saatlerinde, kapı önlerinde...
Hep aynı sonlara çıkan yollardan
ibaret sandığımız hayatı,
oyuncaklarımızın arasına katar oynardık
O çağlarda.
Minik kadın yüreklerimizde,
Yedek bir umudumuz hep vardı,
Şimdilerde olmayan, şimdilerde yitirdiğimiz...
Çocukluğumuzu akasya ağaçlarının
Gölgesinde unutup,
Ve çocukluğumuzu öğle uykusunun bittiği,
İlkindi saatlerinde bırakıp,
Büyüdük, büyütüldük !...


O yaşlarda oyun zannettiğimiz hayat,
Şimdi sadece zaman ,zaman
Gülümsüyor olsa da,
Çocukluğumuzun o rengarenk,
Umut yüklü balonlarının
İnce ve eskimiş ipleri
Hala parmaklarımızın arasında.
Ve yüreklerimizin çocuk kalan bir yanı,
Hala gizli, gizli ip atlamakta,
Eski sokağımızın toprak yollarında.



©Kumru










Grafik Tasarım
Kumru

 
 



Untitled Document