| |
  
(Mektup)
Bazı
gerçekler
vardır
değişmeyen,
Toprağa
dek
insanın
şahsına
münhasır
olup,
Ancak
onunla
birlikte
mezara
giren.
Ten
gibi,
ruh
gibi,
can
gibi,
birde
SEN!
gibi...

Sen,
benim
en
aydınlık
karanlığım.
Sen
benim
en
yakın
ırağım.
Sen
benim,
ben
kadar
gerçeğim,
tekim,
Vazgeçilmezim...

Ne
olur
hep
yanımda
kal,
gitme
bir
yere.
Sonsuza
dek
yüreğimde
olman,
Beynimde,
ruhumda
dolaşman
yetmez
bana.
Sen,
senliğinle
hep
ama
hep
yanımda
ol
ne
olur.

Her
ayrılık
son
olsun,
her
ayrılık
ders
olsun
ikimize.
Sen
ki,
yana
yakıla
hasretini
çektiğim,
Sen
ki,
özleminle
günler,
geceler
eskittiğim,
Sen
ki,
adına
"KADERİM"
dediğim...

Kösebaşlarının
eşkiya
karanlıkları,
Çıkmaz
sokakların
çıkmaz
sonları
korkutmaz
beni.
Ben
sensizlikten
korkarım
ancak.
Ben
sensizliğin
karanlık
uçurumlarında
Paramparça
olmaktan...

Gözlerine
mahkum,
afsız,
infazsız
bir
müebbet...
Karanlık
ve
soğuk
zindanlarında
yüreğinin,
Ebediyete
kadar
kalmak
olsun
cezam.
Ben
mahkum,
sen
gardiyan.

©
Kumru
  
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|