 |
 |
| |
| |
| |

|
|
Öyle
aşksadım ki anlatılmaz
Gözünün değdiği her
yerde
Artık beni göreceksin
Aklımı firara vermişim
zaten
Ben ki gurbetim kendime
Sensizliğin duvarıyla
çevrili
Kendi dehlizine sürgün
Aşkın zaferine sancılı
şafak
Senelerdir kınında
Zulasında hayatın
Ve siyah güneşin çok
yakınında

Hiç
kimse senin kadar
sevilmedi
Benim kadar sevmedi
hiç kimse
Bir şiiri kıskandıran
gözlerinle
Yak beni
Ne varsa gök mavisine
Ve bir kuş yuvasına
dair
Kıpkırmızı kokan gül
yaprağındadır
Ve üzerindeki şebnem
Hep o şarkının nakaratıdır

Kendine
ağlamaz elbette bulut
Her yağmur bir yeşil
yaratmak içindir
Sanma ki yıkıldım
Sanma ki çöktüm
Bir başka bahar için
yaprak dökütüm
Celladı ölüyor kavuşmamızın
Çünkü ağır sevdalıyım
Ve çünkü
Tek heceli ölümler
demlenir
Aşkın semaverinde
Bir deniz özlemiyle
aktığım son nehir
Yüreğimin o en saklı
yerinde
Her an ölebilir her
an dirilir .
Buzları
üşüten bazkır ayazı
Ve denizden çıkmış
rüzgarlarla gel
Kuru dalları bastıkça
kırılan eylül
Üzüm karası bir hasrete
Soyunup bürünmüşken
Kurşunlara dizilirken
susuz denizler
Kapattım penceresini
ömrümün
Çektim perdesin
Hazırım hadi
Yak Beni.
Fatih
Kısaparmak
  

Grafik Tasarım
©Kumru
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|