Untitled Document
 
   
 
           
           
           
           
           
         
           
         
         
 
 
 
 
 




uğurlarken beni yalnızlık
sokakta karşılaştık
korkunç nefesi ile bekliyordu beni
sis


yürüdükçe yollarda
aldı beni içine
sis


attığım her adımda
rüdaya gibiydim
zihnimde dans ediyordu kabuslar
canavarlar çıkaracak gibiydi
sis


yolların sonu bulunur diye
çırpınarak beyhude
yürüdüm kimsesiz sokaklarda


sokak köpekleri
gülerken halime
kulak verdim ayak seslerime
çağırır gibi bir şiirin ritmini
ya da bir saatin tükenişini
gelmeyecek bir sevgiliyi
beklemek gibi
içimden sevgilinin hayali ile
şiirler geçip gitti


bir çocuk ağlamıştı
içimde kimsesiz
ellerimi, yüreğimi
korkuyla bağlamıştı
sis


erirken içimde
son kırıntısı umudun
yakaladı beni
haykırarak çoşkusu korkunun
benden eksileni almış gibi
gülümsedi bana
sis


sokak sokak arar gibi mutluluğu
aradım çıkmazdan çıkaracak bir yolu
bırakmamıştı kurtuluşa hiç bir iz
labirentler çizerek yoluma sanki
sis


"Yakalar mıyım son anda bir ümidi?"
diye son kez bakınırken çevreme
bir camda gördüm ki
içinden ilk canavarı çıkartmıştı
sis


ben korkarak kaçarken
kendime yine kendimden
yaklaşan siluetleri belirdi
düşmanlarını arayan atlıların
ölümün soğukluğu gözlerinde
nallarına bez bağlanmış
atlarıyla dörtnala
meçhulden gelip
gider gibi meçhule
gittiler sessizce...
sessizce aldı onları da içine
sis


Uzaklardan gelen bir şarkı
titrerken önce kulağımda
sonra yüreğimde
gördüm perişan perişan ağlaşanları
boş dudaklarda


avuçlarından kaçırdıkları
mutluluğa ağlayanların
çığlıklarını duydum
pişmanlıkların eşiğinde
ne kadar gizlemek istese de
sis


verip tüm taşlarımı
hatta vezirimi, şahımı
dönmek için evime
yapa yapa umutsuz bir hamle
hiç umulmadık anda
döndüm ki tanıdık bir köşe


son izlerini takip ede ede
geçmişteki gülüşlerimin
gelmiştim işte
yarınlarımı gömdüğüm eve
bırakmak istemez gibiyken beni
sis


döndüğümde eve
yine karşıladı beni yalnızlık
ağlarken arkamdan
sis


girdiğimde evime
geri geri giden adımlarla
çığlıklarını gördüm
aynamda bu yüzün
bütün haşmetiyle
yakalarken beni hüzün


yıkılırken
tutuna tutuna kahırlara
düştüm içimdeki uçurumlara
"benim avımı aldın" diyerek
kırar gibiydi camları
sis


Ahmet Ünal Çam




Grafik Tasarım
©Kumru

 
 
 
 
Untitled Document