 |
|
 |
| |
 |
 |

 |
|
 |
| |
| |
"Adın
sevdaydı... Şimdiki
adını bilmiyorum"

Yokluğunda
ne ateşleri hasretinle
yaktım da
Bir seni yakamadım,
beni yaktıgın gibi
Çölde su, mahpusta
gün,
Oruçta ekmek gibi
bekledim seni
Sense araya korkular
koydun
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller
koydun...
Şimdi neredesin diye
sakın sorma
Sen çağırdın da ben
gelmedim mi?

Sen
varken darılmazdım
çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara...
Bu kasvetli akşamlara
Sen varken
Bakıp içlenmezdim
tren istasyonlarına
Havalimanlarına...
Otobüs duraklarına...
Sen varken ayrılanlara
ağlamazdım...
Yıkılmazdım biten
sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım.
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim
Masumdum, çocuklar
gibi
Böyle delirmezdim-küfretmezdim...
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben
yanmadım mı?

Biliyorsun
Bütün acılarına "yeşil
ışık" yaktım
olmadı.
Bütün korkularına
"arka çıktım"
olmadı.
Dağlara merdiven dayadım
olmadı.
Haziranda kar oldum
yağdım avuçlarına
olmadı.
Sevdim olmadı-yandım
olmadı-taptım olmadı...
Artık benden pes
Bu aşkın biletini
istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git
Ama ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmıs bir dağ
görmek istemiyorsan
Çek silahını-daya
sırtıma
Titrersem namerdim...
Sen vurdun da ben
ölmedim mi?

Ahmet
Selçuk İlkan
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|