| |
| |

| |

Bir
akşamüstü bir
rüzgâr yapıştı
belime, içtik
beraber.
Sarhoşluk daha
çok acıtır dedi,
gözleri yaşararak.
Önce inanmadım.
Sonra kudurdu,
kudurdu.
Başım döndü,
bağırdım...

Sen, giderken
gülüm izlerini
silmeyi unuttun.
Sen, giderken
bitanem, bende
bıraktıklarını
almayı unuttun.
Sen, giderken
aşkım, sen hâlâ
bendeydin.

Çalan bir müzik
parçasının sözlerinde
unuttun kendini.
Bir ağustos
akşamında unuttun
beni ve seni.
Süzülen damlaların
sıcaklığında,
Sensiz bir gecenin
sabahındaki
hıçkırıklarda
unuttun seni.
Terasda içilen
bir bardak çayda
ya da bir bardak
birada unuttun.

Bir mangal ateşinin
sonrasında,
yanmış közlerde
unuttun.
Beyoğlu'nun
o güzel sokaklarında,
O ıssız kalabalıkda
unuttun kendini.
Söylenen yalanlarda,
'iyi ki varsın'larda
unuttun seni
ve beni.
Geceleri baktığımız
o yıldızlarda
unuttun bizi.

Bir daha birlikde
çıkamayacağımız
Yeniköydeki
çay bahcesinde,
Papatya'da unuttun
bizi.
Adını bir türlü
koyamadığın
gelecekdeki
güzel günlerimizde
unuttun.
Beraber yakılan
sigaralarda
unuttun bizi.
Sen giderken
birtanem,
Seni bende unuttun!

Yazarı
Bilinmiyor
  
Grafik
Tasarım: ©Kumru
Orjinal
Midi:
©Margi
Harrell
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|