| |

Bana
kalsa
değil
bir
satırı,
Yazmazdım
ya
sana
tek
kelime,
"Yaz"
diyor,
ben
de
yazıyorum
işte,
Annen,
yani
Makbule
teyzenin
hatırı.
Aslında
küfür
kafir
gelse
de
dilime,
Bilirsin;
ta
okul
yıllarından
sevmemiştik
birbirimizi.
Kırgınım
sana,
hani
şimdi
tutup,
"Nereden
çıktı"
demeyesin
bu
mektup.
Selam
kelam
etmemişsem
sebebi
malumdur.
Ha,
sonra
biz
senin
kadar
mürekkep
yalamadık
hani,
Lafa
nereden
başlanır,
nerede
biter..
Bırak
mektupta,
biz
sevdiğimize
bile
süslü
laflar
edemedik
hiç.
Neyse,
bilmem
haberin
var
mı?
Memduh
amcayı,
yani
babanı
kaybettik.
Ne
vakit
hal
hatır
sormaya
gittiysem
size,
Hep
kapı
önünde
bulurdum,
Karşı
yola
doğru
dururdu
öylece
solgun
yüzü,
"Gelmez"
diyordu,
"Gelmez
bu
dürzü."
Senn
anlayacağın,
gözleri
açık
gitti
rahmetlik.
Annen
"Sakın
duymasın"
diyorsa
da
Salih,
Benden
söylemesi;
annen
geçenlerde
evi
tefeci
Tahir'e
sattı.
Babanın
birikmiş
borçlarını
öylece
kapattı.
Hani;
doktor,
hastane,
ilaç
falan,..
Olsa
olsa
şimdi
kefen
parasıdır
elinde
kalan.
Bir
ara,
bir
sor
ulan!
Bu
nasıl
bir
nefret
ki
hala
bitmedi.
Ulan
Salih,
ulan
Salih,..
Yoksa
ciğerini
oralarda
itler
mi
yedi?
Bir
mektup
yaz,
bir
şeyler
karala,
İstersen
kız,
bağır,
binlerce
küfür
sırala,
Ne
dersen
de
işte,..
Zannedersem,
annenin
de
gözleri
açık
gidecek
bu
gidişle.
Adresini
Sarı
Tijen'den
aldım.
Önceleri
yok,
mok
dedi,
yemin
billah...
Neyse
imana
geldi.
Bakma
sen,
sarıdır,
marıdır,
yine
de
iyidir.
Bak
Salih,
lafı
fazla
uzatmayacağım
Geçenlerde
sahildeki
bizim
kahvede,
Adaşın
Salih,
Kirkor
amca,
kasap
Nedim,
Dört
kol
pişti
atıyorduk
ki;
Mahalleden
bir
ufaklık,
nefes
nefese;
"Makbule
teyze,..
Makbule
teyze,.."
Bir
koşu
vardık
ki,
Çoktan
Çapa'ya
kaldırmış
Sarı
Tijen.
İlaç,
serum,
oksijen..
Korkma;
mahalleli
aramızda
toplayıp
masrafları
ödedik.
Helal
hoş
olsun,
Makbule
teyzenin
az
mı
su
böreğini
yedik.
Bir
ara
doktor
dışarı
çıkıp,
Başını
iki
yana
sallayıp,
"Haber
verin"
dedi,
"Kimi,
kimsesi
yok
mu?"
Hep
bir
ağızdan
"Var"
dedik.
"Var,
biziz
kimi
kimsesi,"
Ulan
Salih,
ulan
Salih,..
Ciğerini
yoksa
oralarda
itler
mi
yedi?
Dün
gece
sıra
bendeydi,
bendim
başında
bekleyen,
Bir
ara
gözlerini
açtı,
Elini
tuttum,
gözlerine
takılıp
kalmış
yaşları
usulca
sildim,
Yastığın
altından
küçük
bir
torba
çıkartıp;
"Al
sende
kalsın
yavrum.
Kefen
param.
Hani,
yarın
emri
hak
olursa"
dedi,
Öyle
bir
sıkmışım
ki
yumruklarımı,
Öyle
bir
vurmuşum
ki
duvara,
Küfürün
adını
günah
demişler
ya,..
tövbe,
tövbe,..
Ulan
Salin,
ulan
salih,..
Hani
bir
elime
geçsen
kazara,..
"Kış"
diyor
mevsim,
"gelmeye
kalkmasın"
"Hele
bir
gelsin
bahar
yaz..
Sen
yine
de
iyi
olduğumu
yaz"
Nasıl
da
tevekkel,
nasıl
da
teslim
kaderine,
O
an
var
ya,
o
an
sanki
kör
bıçaklar
soktular
en
derine,
Yüzünü
cama
döndü,
biliyordum
ki
agliyordu.
Elinin
tersiyle
yüzünü
silerken,
"Dağlar
başına
oğul,
Gelen
yaşıma
oğul,
Sana
umud
olanın,
Toprak
başına
oğul"
"Kış"
diyor
mevsim,"gelmeye
kalkmasın"
"Hele
bir
gelsin
bahar
yaz..
Sen
yine
de
iyi
olduğumu
yaz"
Son
kez
gözlerini
aralayıp,
"Salihim"
dedi
"Salihim,.."
Annen
sana
Salihim
dedi
de,
Sen
bir
daha
"Anne"
diyebilecek
misin?
"Anne
ben
geldim,
kapıyı
aç"
"Anne
karnım
aç"
"Başım
kaşınıyor
anne,
başımı
kaşı"
"Anlat"
diyebilecek
misin
"Masal
anne"
Hani
yarım
kalmıştı
ya
dünkü
satırlarım,
Yok
Salih
yok,
Sen,..
sen
bir
daha
hiç
"Anne"
diyemeyeceksin!
Annen,..
annen
çünkü..

Mehmet
Çetin
  

Grafik
Tasarım:
©Kumru
Orjinal
Midi:
©Adnan
Özkan
  
|
|