| |
| |



Dur.
Bırak. Kaynasın kahvenin suyu
Bana İstanbul'u anlat nasıldı?
Bana Boğazı anlat nasıldı?
Haziran titreyişleri kaçak yağmurlar
ardı,
Yıkanmış kuru nur muydu yine o yedi
tepe?
"Ana şefkati gibi sıcak güneşte
"İnsanlar
gülüyordu" de
"Trende vapurda otobüste..."
Yalanda olsa hoşuma gidiyor söyle.

Hep kahır hep kahır hep kahır ...
Bıktım be.

Dur. Bırak kalsın açma televizyonu
Bana İstanbul'u anlat nasıldı?
Şehirlerin şehrini anlat nasıldı?
Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle
bakıp,
Köprüler Sarayburnu Minareler ve Halice
Deyiverdim mi bir merhaba gizlice ?
Dur. Bırak. Kımıldama kal biraz öylece
ne olur.
Kokun İstanbul gibidir.
Gözlerin İstanbul gecesi.
Şimdi gel sarıl sarıl bana kınalım.
Gök kubbenin altında orda da beraber
"Çok şükür" diyerek yeniden
başlamanın hayali,
Hasretimin çölünde sanki bir pınar gibi.

Hep
kahır hep kahır hep kahır ...
Bıktım be.
Cem Karaca

Grafik Tasarım
©Kumru
|
|
|
|
|
|
|
|
|