Untitled Document
 
   
 
 





 
 



 
Eskiden biz ne oynardık..
Dolunay bahçelerinden düş toplardık.
Havaya atardık ay'ı, İstop !
Durdururduk zamanı, kaçardık.
Kaçılacak yerimiz kalmadı şimdi.


Eskiden biz ne oynardık..
Telden arabalar yapardı Mustafa,
Bastık mı gaza..
Unuturduk ezan okundumuydu akşam,
Bizim ev ne tarafa..
Çocukluk ne tarafa..


Eskiden ne oynardık be!
Badem ağaçlarına tırmanır,
Fısıldardık baharı
Aldanmazdı.
Ağlamazdık.


Eskiden Mustafa,
Kale surlarıydı oyun alanımız.
Ne bıçak sırtıydı oyunlarımız.
Bak cambaz olduk çıktık şimdi.
Yürüyoruz ölüme korkmadan,
Ve ayak izlerimize basmadan.


Biz eskiden..
Hani, Bezirgan başı mı ne vardı..
Kapardı kapımızı yalana.
Belki de ondan o kadar güleç,
O kadar kolay yaşardık.


Eskiden biz,
Oynardık bizden öncekiler gibi.
Onlardan mı öğrendik ip atlamayı?
"Şekerlemeden" sobelerdi ebe bizi.
Hayat "Şekerlemeden" tutardı
Başarısızlık çetelemizi .


Ne oynardık Hıdırellezlerde çoluk çocuk..
Bir sofrabezinin etrafında,
Ne üç kağıt bilirdik,
Ne beş kuruş.
Aklımız fikrimiz "Beş Taş"


Eskiden biz, ne telaş bilirdik
Ne ölüp ölüp dirilirdik.
Bir düş kayığında dinlenirdik.
Büyümek ve bir şehirde ölmek..
Akıntıda kayıksız kalmak mı demek?


Eskiden biz..
Eskiden..
Çok eskiden..
Ne oynardık.
Gizli geçitler arardık bilinmeze.
Kale mazgallarında mum elimizde
Macera olsun isterdik.
Büyümek ! başlı başına macera
Nereden bilirdik..


Eskiden..
Ah ! ne zor geliyor bu kelimeyi söylemek
Neden?
Biz ne oynardık?
Dua et üç nokta var sonunda Mustafa.
Ya soru işareti olsaydı?
Hatırlamasaydık, ne oynardık?
Dur daha Mustafa
O günler de gelecek..


Süleyman Güner













Grafik Tasarım: ©Kumru
Orjinal Midi: ©Adnan Özkan
 
 
 
 

©www.kumru.net / 2006



 
Untitled Document