Bekle
beni küçüğüm,
umudu karartmadan
Sevinci yitirmeden
bekle
Döneceğim bir
gün elbet bekle
beni.
Bahar geldiğinde
kırlara çıkacaksın
Dizboyu otlar
üstünde koş
koşabildiğince
Ve sakın yitirme
neşeyi.
Kırların sessizliğinde
yüreğinin sesini
dinle
Ve orada benim
için küçücük
bir yer ayır
Ve bekle beni
küçüğüm.
Doğa pervasızdır
biraz
Bakarsın en
olmaz yerde
Masmavi bir
su fışkırır
Ve suyun ışıldayan
göğsünde
Sevincin nilüferleri.
Bahar şaşırtmasın
seni
Sırtüstü uzan
bir gölgeye
Suların, kuşların
sesini dinle
Ve bekle beni
orada döneceğim
küçüğüm
Mapusane türküleri
hüzünlüdür biraz
Belki her dinleyişinde
yüreğin burkulmakta
İçin sızlamaktadır
ama acılara
alışılmaz
Birşeyler var
değişecek,
Birşeyler var
değiştirmemiz
gereken
Önce acılardan
başlanacak
Beş on yıl dediğin
pek kolay geçmeyebilir
Üstelik bu savaş,
bu kahredici
kıyım
Bitmeyebilir
daha uzun süre
Ama sen sahip
çıkarak yaşama
ve sevince
Bekle beni küçüğüm,
acılar bitecek
bir gün
Sevgiler çiçek
açacak.
Mapusane türküleri
hüzünlüyse de
biraz
Yüreğin burkulmasın
için sızlamasın
sakın
Ve bekle beni
küçüğüm
Kış kıyamet
bir gün bakarsın
çıkıp gelmişim
Varsın azgınlaşsın
tipi
Ve uğuldayadursun
dışardaki rüzgâr
Sakın şaşırma
küçüğüm
Üşümüş bir serçe
gibi titremesin
ellerin
Apansız çıkıp
geleceğim
Kış kıyamet
de olsa bir
gün
Uğuldayan bu
rüzgâr,
Bu delice yağan
kar ürkütmesin
seni
Direnmektir
artık bekleyişin
öbür adı
Sen türküler
söyle ve gülümse
küçüğüm çünkü;
Sesinin ırmağıyla
yeşerecek hasretin
bozkırları
Bekle beni küçüğüm
Umudu karartmadan
sevinci yitirmeden
bekle
Döneceğim bir
gün elbet bekle
beni küçüğüm.