| |
 |
Ah
Annem!
Canımın
yarısı,
bir
şehirlik
ötendeyim.
Hiç
bir
şey
öğrettiğin
gibi
değil
buralarda.
Küçük
kızın
büyüdü,
yalnızlıklar
gördü,
aşklar
gördü,
ihaneti,
dostlukları,
ikiyüzlülükleri...
Hani
seni
bazen
canından
bezdirirdi
ya,
O
küçük
kızın,
o
sevmeye
doyamadığın
zeytin
gözlün....
Yıllar
eskitti,
aşklar
eskitti,
yüzündeki
boyaları
eskittide
annem,
Küçük
yüreğinde
sevgileri
eskitemedi,
Sen
en
çok
sevgiler
eksilmesin
derdin
annem.
Yalnızlıklar
büyüttüm,
hıçkırıklarca
denizlere
saldım,
Aşkı
büyüttüm,
gözyaşımla
damla
damla
yıldızlara
savurdum,
Dostlar
gördüm,
el
uzattım,
omuzlar
verdim,
Ekmeğimi
paylaştım,
arkamdan
bıçakladılar
annem...
Affetmeyi
öğrendim...
Sen
en
çok
affetmek
büyüklüktür
derdin
annem...

Hayallerle
geçti
ömrümün
yarısı.
Güçsüzlüklerim,
acizliklerim
oldu,
Yanılgılar,
bitmiş,
tükenmişlikler...
Ah
Annem!
Seni
üzmemek
adına,
göstermedim
gözyaşlarımı,
Kadere
isyan
etmedim
yinede,
Yaz
sıcağında
üşüdümde,
Kış
güneşlerine
erteledim
kederlerimi...

Ah
Annem!
Yaramaz
kızın
büyüdü
mü
sanıyorsun?
Yine
oyuncakları,
kitapları,
kırmızı
pabuçları
ve
dostlukları
seviyor
da,
Kendini
büyütemiyor...
Ben
senin
hiç
büyümeyen
kırmızı
pabuçlu
küçük
kızınım...
Canımın
yarısı
annem.
Ömrümün
yarısı
senin
olsun,
Seni
çok
seviyor
kırmızı
papuçlun...
Berati
Yüksel
Grafik
Tasarım
©
Kumru
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|