| |


| |
| |



| |
Küçük
çıplak
ayakları
vardı
sevgimin.
Çimlere
basmayı,
denizin
tuzunu
hissetmeyi
severdi
çıplak
ayaklarında.
Ufak,
kırılgan
elleri
vardı
sevgimin.
Dokunmayı,
hissetmeyi
severdi
duygulara
ve yüzü
hep güneşe
bakardı.
Benim
sevgim
arsızdı.
Küçük
bir çocuğun
oyuncak
ya da
dondurma
hırsı
gibi sevgi
arsızıydı.
Ne kadar
alırsa
o kadar
verirdi..
Birgün
kırıldı
!
Kücük
ayakları
üşüdü,
elleri
dokunmaz.
Yüzünü
gölgeye
çevirdi..
almadan
vermişti
ve hiç
geri dönmemişti
verdiği..
Hep düşünmüş,
düşünmüştü
"nerede
hata yaptım"
diye.
Karşılığı
olmamalıydı
sevginin..
Tabi ki
olmamalıydı
!
Sevgi
bu;
Paylaşmalıydı
ama bir
de,
"SEN
ELMAYI
SEVİYORSUN
DİYE,
ELMANIN
DA SENİ
SEVMEZİ
GEREKMEZ"
diye de
düşünüyordu,,
Belki
de burada
hata yapmıştı.
Ve küçük
elleri
Tanrı'yı
aradı.
Dokunamıyordu
ama "O"nu
çok seviyordu.
"O"
olmasa,
bu elleri
olur muydu?
Ona dokunmaktansa
hissetmek
daha
iyiydi
ama, sevgi
dünyada
çok maddeseldi
ve dokunmadan
asla hissedilemezdi.
Sevgimin
küçük
beyni
karışmış,
algılayamıyordu..
Peki,
ne yapmalıydı?
Ne yapmalıydı
da daha
az acımalıydı
canı?
Düşünüyordu,
zaten
kırıldığından
beri
hep düşünüyordu
!..
Sevgimin
elleri
karar
verdi.
Yine dokunacak,
yine hessedecekti.
Anlamasına
gerek
yoktu.
Sevgi
verdikçe
çoğalırdı.
Sevgimin
ayakları
yine çıplak
ve haşarıydı.
Toprak,
çimen,
deniz..
nereye
basarsa
onun coşkusunu
hissediyordu
ve
sevgimin
yüzü hep
sana bakıyordu.
Güneşten
sonra
sadece
sana..

|
|
Yazarı
Bilinmiyor

Grafik
Tasarım
©Kumru
©www.kumru.net
/ 2007
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|