| |




Nerden
bileydim,çekip gidece€ini. Suçlama beni.
Öyle haz›rl›ks›z yakaland›m ki,
benden uzaklara att›€›n ad›mlar›n›n
tenha yank›lar›na...
Kalakald›m,kendimden bile bensiz. Benden
bile sensiz.
Gidiyordun ve ben, tüm gidenlerin ard›ndaki
tüm kalanlar›n t›rnaklar›
kalbime saplan›r haldeyken anl›yordum
"eli kolu ba€l› olmak"deyiminin
ne manaya geldi€ini. Kana kana, kanaya
kanaya anl›yordum.
Öyle haz›rl›ks›z...
Ve öyle çaresiz haldeyken b›rakt›n ki
beni, iki kiilik hayallerin ortas›nda...
Ç›plak ayakl› yüre€ini nereye saklayaca€›n›
bilemeden, bir o yoklu€una,
bir bu yoklu€una kouturan bir sevgiliydi
ard›nda b›rakt›€›n.
Ve gözlerine de€memi bak›lar› ta›yan,
o sevdi€in gözler arad› durdu sesini,
resimlerinin aras›nda. Gittin.
Bir mucize bekledim.
‹nsanlar, ola€and›› olarak niteledikleri
bir olay›n
gerçekli€ine inanabilmek için, yine
ola€and›› olan herhangi bir eyin
ihtiyac›n› duymulard›r hep. Hala da
duyarlar.
Ben de duydum. Gitti€ine inanabilmek
için, bir mucize bekledim.
Ad› "döndüm! yan›nday›m!"olan
bir mucize. Dönmedin.
Belki bu yüzden, aradan geçen, yürek
saatine göre
katar katar zamana ra€men inanam›yorum
gitti€ine.
Ama biliyor musun; inanmamak engel de€ilmi
al›maya.
Gidiine inanmak için bir mucize bekleyerek
aminledi€im dualar›ma verdi€im zaman,
dönmezli€ine al›t›rd› beni. Gel gör
ki, gidiin içimde bulan›k su, hala.
Ama al›t›m "olmaz'l›€›na.
Yoksun.
"Üzülmek"bile anlam kaymas›na
u€rad› içimde. Ya da gerçekli€ine kavutu.
Üzülmüyorum gittin diye. A€lamak çocukça
geliyor.
Gerçe€e yüz süremeyen hayalleri düünüp,
ufka dalmak da,
Yeilçam filmlerinde izledi€im sahnelerden
birisi gibi benim için.
Art›k. Suçlayamazs›n
beni...
Sendin giden. Sensin.
Ve plans›z da olsa ayak izlerini bana
ters yönde b›rakarak
yürüdü€ün yola ç›k››n, bunu istememi
olsan da,
beni sevmene ra€men-yani hereye ra€men-kalmam›
olsan da yan›mda,
en derin yaralar› sen ta›yor olsan
da, belki as›l suçsuz sen olsan da,
"giden"kelimesi hep seni niteleyecek.
Sendin giden. Sensin. Sen olacaks›n.
Sevgimi, baka
gözlerin bak›lar›na saklamam› söyleyen
sendin, giderken.
"Üzülmem', diyen de, o a€lamakl›
cümlelerinde.
Suçlayamazs›n beni, bir baka kiiye,
baka bir tondan söyledi€im
"seni çok seviyorum'lar›mda an›msamazsam
seni.
Ben seni zaten hiç suçlamad›m. Hiç suçlam›yorum.
‹lerde bir gün suçlar›m belki, desem,
bunu umursama olas›l›€›m,
bunu umursama olas›l›€›n o güne kadar
iyice ortadan kalkm› olaca€› için,
gelecek zaman önemsiz bir ayr›nt›.
"Gelecek
zaman, önemsiz bir ayr›nt›'...
Bir vakitler saatlerce kafa patlatt›€›m›z
bu hayati konu, önemsiz bir ayr›nt›.
‹kimiz için de. Art›k. Yani herey olmas›
gerekti€i gibi.
Gördü€ün gibi, yeni bieyler katmam››z
sevdan›n kabul görmü ileyiine.
Hani "hay›r! bence öyle de€il."deyip,
kar› ç›km›t›n ya, ben
"belki de sadece bir al›kanl›kt›k
birbirimiz için"dedi€imde...
imdi kar› ç›kmayaca€›n› san›yorum.
Sözlerimin do€rulu€u tam anlam›yla kan›tland›€›ndan
de€il...
Sadece... Ben ne kadar al›t›ysam "gitmi
Sen'e", sen de al›m›s›nd›r.
Ve bunca al›m›l›€›n aras›nda, kaynay›p
gitmitir o sevdal› günler.
Bu yüzden yani. Sözlerimin do€rulu€u
kan›tland›€›ndan de€il.
Sadece bir san›.
Bir gün...
O, hereye ra€men gerçeklemesini bekledi€imiz
gün...
Ellerimden tutan ellerine gizlice b›rakaca€›m
bir minik teekkürüm olacak...
Arkada ellerine... Arkada ellerimden...
Tad› unutulmu bir sevdan›n an›s›na...
Bebek arkadal›€›m›za, bir do€um hediyesi
niyetine...
Acemi, çaylak dostlu€umuz, yabanc›l›k
hissinden kurtulsun diye...
Art›k bir giden ve bir kalan'›n olmas›
gerekmeyen, formunu de€itirip,
ak'› kardeli€e terfi ettirmeye çabalayan
bu ilikiye ufak bir yard›m olmas› dile€iyle...
Bir minik teekkürüm olacak sana...
Arkada ellerimden...
Arkada ellerine...
Zehra Görgel
  
|
|
|
|
|
|
|
|