|

Herkesin
bir
öyküsü
var
uzun
kısa...
Kimine
ilginç
gelen
bitmemiş
bir
hikaye
yaşanarak
öğrenilecek,
çünkü
hayat
bilinmeyene
gebe...
İşte
benim
de
hikayem
böyle.
Şimdi
mevsimlerin
döngüsü
ve
hayatın
akışına
karışmış
yaşıyorum.
Sahi
yaşıyor
muyum
?
ama
onu
hala
içimde
yaşatıyorum.
Kirletmedim
anılarımı...
Anılarıma
tutundum
hiç
bozulmasın
benimle
kalsın
diye...
Oysa,
bize
yapılanı
haketmedik
biz.
Ben
bana
yapılanı
haketmedim.
Kimse
aniden
bir
karar
alıp
birgün
hayatını
yıkıp
yeniden
şekillendirmez...

Bu
büyük
acıların,
örselenmenin,
incinmelerin,
kırgınlıkların,
bekleme
sabrının,
aşağılanmanın
hatta
kovulmanın
yükünü
taşıyamaz
yürekte...
Çok
fazla
ve
uzun
süre
verilmiş
bir
mücadeleydi.
Yalnız
bir
mücadeleydi
onunki
gibi..
Düşünüyorum
birlikte
verilen
bir
mücadele
olsa
bu
noktaya
gelinir
miydi
diye..
Herneyse
geçmişi
sorgulamayı
da
uzun
süre
önce
braktım.
Daha
doğrusu
beni
sevip
sevmediğini
sorduğumda
"Bu
konuda
yorum
yapamam"
cevabıyla
beni
gözden
çıkardığında...

Resimlerini
yaktığım
o
gece
onunla
vedalaştım
ben...
tek
dileğim
mutlu
olması...
iyi
ve
mutlu
olması...
Bazen
acı
veriyorsa
ve
biz
katlanma
kapasitemizi
aştıysak
ve
o
sevgilinin
aslında
yanımızda
olmadığını
anlamışsak
yapılacak
olan
bırakıp
gitmektir.
Sevgi
bazen
vazgeçmektir.
Vazgeçirdiler;
oysa
o
kılını
bile
kıpırdatmadı..
Bize
sahip
çıkması
gereken
noktada
suskun
kaldı...

Acıyı
göğüsleyebilmek...
Sevdiğin
için
ölebilmek
göğüslemek
acıyı...
Ne
amaç
için
olduğu
da
önemli
2
kişi
olunca
aşılırmış
zorluklar
biz
2
kişi
değildik
...
Akıntıya
çekilen
kürek
gibiydi
direncim...
Yanımda
yoktu,
belki
de
hiç
olmadı..
yada
o
da
benim
gibi
vazgeçti.

Birşeyi
ne
kadar
ve
ne
için
istediğin
çok
önemli,
elini
taşın
altına
koyabilmeli
seven
bir
yürek,
gerekirse
bedel
ödeyebilmeli,
inançtır
sevmek...

ona
onun
için
gerekirse
ölebileceğimi
söylemiştim
bir
gün...
gülmüş
ve
"yakışır"
demişti..
Bir
insan
sevdiğine
ölümü
nasıl
yakıştırır?
Ayrıldığımız
gece
beni
neden
sevdiğini
hatırlıyor
musun
diye
sormuştum
ona
anımsamadı..
"Beni
neden
seviyorsun"
dediğimde
suskun
kaldı.
Sevseydi,
seviyor
olsaydı
bir
cevabı
olurdu
elbet
biliyorum...
Evlerinden
kovulduğum
gün
ağlayarak
kapıdan
çıkmak
yerine,
benim
elime
yapışıp
beni
de
kendiyle
dışarı
sürükleyebilmeliydi,
başkalarının
bizim
için
aldığı
kararlarda
bizi
hatırlatabilmeliydi,
bana
batırılan
herbir
iğnede
beni
savunabilmeliydi,
beni
küçük
gördüklerinde,
incindiğimde
duyarsızlık
duvarına
sığınıp
benden
uzaklaşmamalıydı.
Bugün
yanında
değilsem
bizi
koruyamadığımız
için
değilim.
Ssavaşmadı,
ben
ise
yalnız
savaşmaktan
hep
yenik
düştüm.
Bir
insan
tek
başına
ne
kadar
dayanabilir
ki
bu
savaşa?

Yıllar
önce
sevdiğini
sandığı
o
kızı
görmeliydi,
oradaydım
yanındaydım..
Bırakmasaydı
kaymazdım
avuçlarından.
Zordu
yumruğunu
sıkmak,
bedeli
vardı
korumanın
saklamanın....
Ben
vazgeçmeden
önce
o
çoktan
vazgeçmişti
bizden,
insanların
bize
yaptıklarına
suskun
ve
kayıtsız
kalarak,
hep
susarak...

Bir
rüya
gördüm
ve
uyandım.
Umarım
benden
daha
çok
seveceği
bir
insan
olur
hayatında.
Her
ne
kadar
benim
kadar
sevebilecek
birini
düşünemiyor
olsamda,
umarım
sevgisi
karşılık
bulur.
Onun
için
hala
dua
ediyorum
ve
mutlu
olmasını
diliyorum.

Bundan
sonraki
hayatında,
kendi
hayatı
ve
geleceği
için
alacağı
kararlarda
başkalarının
değil
kendinin
ne
kadar
ve
ne
için
istediğini
unutmamasını
diliyorum.
Hayat
bize
sunulur,
seçimlerimizle
ve
Allahın
izniyle
biz
hayatı
şekillendiriz.
Ne
istediğini
bilmek
önemlidir,
neden
istediğini..
ne
kadar
istediğini..
Sevginize
sahip
çıkın,
onu
koruyun
ve
saklayın..
Ne
pahasına
olursa
olsun
gerekirse
bedel
ödeyerek,
ama
birlikte,
aynı
yöne
bakın,
aynı
yöne
koşun..
Oo
zaman
yanınızdaki
insanı
yitirmemiş
olursunuz.
Sevgi
hep
sizinle
olsun...
Ani
Toros

Grafik
Tasarım:
©Kumru
Orjinal
Midi:
©Adnan
Özkan
Orjinal
Resim:
©Andy
|