| |

 |
|
 |
| |

Beni
bu
sevdanın
ortasında,
deli
yağmurların
altında
bir
başıma
bırakıp
gittiğin
zamanlar
seni
hiç
durdurmadım...
Yoluna
çıkıp
hiç,
gitme,
demedim
sana...
Beni
bırakma,
diye
yalvarmadım...
Her
gidişinin
ardından
sessizliğe
gömülüp,
seni
sonsuza
kadar
kaybettiğimi
düşündüm
hep...
Bir
gün
geri
gelebileceğine
hiç
inanmadım...Bu
yüzden
mucizeydi
her
dönüşün
ve
bu
yüzden
her
defasında
sana
daha
sıkı
sarıldım...
Yıllar
geçti
aramızdan...
Ayrılıklarla
sırılsıklam,
kavuşmalarla
yıldızlı...Şimdi
yanımdasın...
Ama
biliyorum,
gideceksin
yine...
Rüzgar
adını
çağırıyor...
Bu
şehrin
üzerini
yine
kara
bulutlar
sarıyor...
Biliyorum,
yine
deli
yağmurlar
yağacak
üzerime...
Yine
gizlenecek
martılar
saçakların
altına...
Yıldızlar
kaybolacak...
Biliyorum
gideceksin
ve
ben
yine
kaybedeceğim
yolumu...

Biliyorum,
deniz
kenarında
martıların
peşinde
koşan
çoçukluğumu
düştüğü
yerden
kimse
kaldırmayacak...
Gözyaşlarımı
silmeyecek
o
sevgi
dolu,
kutsal
yüreğin...
Biliyorum,
gölgen
bir
İstanbul
sokağının
arnavut
kaldırımı
üzerinde
ansızın
gölgemi
okşamayacak...
Biliyorum,
gideceksin...
Ama
bu
kez
sana
sevdalı
güvercinin
yaralı
yüreği
bu
gidişi
kaldıramayacak...


Belki
de
bu
yüzden
hiç
yapmadığım
bir
şeyi
yapıyor
ve
soluk
soluğa
geçen
o
yıllar
boyunca
hiç
fark
etmediğin
bir
sırrı
ilk
kez
yüreğine
fısıldıyorum:
Ben
sana
çocukluğumdan
vurgunum...
Artık
gitme
sevgilim...


Cezmi
Ersöz
|


Grafik
Tasarım
©Kumru
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|