 |
 |

|

Geceyi
kokladınızmı
hiç?
Gece
sessizlik
elbisesine
bürünür
kadifemsi...
İçinde
binbir
sırla...
İşte
o
an
açın
gönül
pencerenizin
tüm
camlarını
ve
bakın
karanlığa...
Ciğerlerinizin
tüm
nefesiyle
koklayın
geceyi...
O
harika
koku
tüm
hücrelerinize
dolsun.

Çocukluğumda
en
sevdiğim
şeydi
gecenin
karanlığını
seyretmek
ve
koklamak.
Gecenin
o
güzelliğini
anlamayanlar
bilemezler
elbet
o
huzur
veren
sıcaklığı
ve
kokuyu.

Dedim
ya;
çocukluğum
diye...
Ahh
çcukluğum
ipeklere
sarıpta
sakladığım
çocukluğum...
Elimde
bir
anılar
yumağı
kaldı...

Gecenin
sıcaklığını
ANNE
bilenlerdenim...
Yoktu
ki
annem...
Altı
yaşımın
bana
verdiği
düşünceyle
geceleri
herkesin
uyamasını
beklerdim
ve
GECE
ANNE
onları
kadifemsi
kollarıyla
sarar
uyuturdu
ninnilerin
en
güzeliyle...
O
an
ben
ayakta
pencerenin
önünde
gözlerim
pırıl
pırıl,
karanlığa
bakardım.
Boyum
yetmezdi
o
devası
pencereleri
açmaya,
burnumu
sessizce
cama
dayardım
ve
koklamaya
çalışırdım
o
çocuksu
aklımla
GECEYİ...
ANNEYİ...

Şimdi
evimin
tüm
pencerelerini
açıyorum
gece
çökünce
ve
çiğerlerimin
tüm
alabildiği
kuvvetle
GECE
ANNEMİ
içime
çekiyorum...
Bazen
durur
düşünürüm
acaba
derim
bütün
yetimler
öksüzler
kimsesizler
benim
gibi
geceyi
koklar
mı?!
GECE
ANNE
onları
da
sarar
mı
beni
sardığı
gibi
sıcacık?

Seninle
yaşamayı,
seninle
huzura
ermeyi,
o
koyu
kadifemsi
karanlıkta
ruhumu
dinlendirmeni,
bana
kucak
açmanı
seviyorum
GECE
ANNE...
Seni
seviyorum.

Sessiz
Kalem
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|