| |
| |
Ellerim
titriyor
bu
gece,
damlalar
dökülürken
yere
gözlerimdeki
gecene
ses
etmiyor.
Hayalin
karşımda
susarken
dudağım
yalnızlığa
kilit
vuruyor
hissettirmeden.
İşte
o
da
gidiyor
senin
gibi
,uykuya
hasret
gözlerimin
son
çığlığında
bitiyor
işte.
Bilinmez
duvarların
öyküsünde
her
saat
başı
ayrılık
yıldönümünü
sesleten
yüreğim
sirenlere
kurulu
yaklaşıyor
...
Unutamıyorum
ne
seni,ne
de
ayrıldığımız
günü.
İkisi
de
aynıydı;
bir
seferlik,..
tek
perdelik
yıkılışın
acuze
hikayesi.
Sevdin
bir
yandım!
gittin
bin
vuruldum.
Haberin
yoktu
senin
seviyorum
derken
aşkınla
kurduğum
düşlerden
ve
sensiz
seni
yaşadığım
gecelerden.
Bir
saat
gibi
kurup
acımasız
alarmlara
çekip
gitmiştin
öykümüzü.
İşin
korkunçluğu
bu
alarmı
beynimden
susturan
yoktu.
Her
yerde
uğultulu
şizofrenler
gibiydi
gördüğüm
sevgililer.
Bir
düş
dilediğim
bin
yaşını
döktüğüm,
içince
içimden
geçer
miydin
sevdiğim.

Bayram
Yüksel
Solakoğlu
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|