| |

|
 |
|
 |

Aşkın
İlkbaharı

Aşık
olmak, ilkbahar
gibidir. Sonsuza
dek mutlu
olacakmışız
gibi bir duyguya
kapılırız.
Eşimizi sevmemek
aklımızın
ucundan bile
geçmez. Bu
bir saflık
dönemidir.
Aşk ölümsüz
gibi görülür.
Her şeyin
kusursuz sanıldığı
vetıkır tıkır
işlediği büyülü
bir donemdir
bu. Eşimiz
tıpatıp bize
uygun görünür.
Hiç çaba harcanmaksızın,
uyum içinde
dans ederiz
ve şansımızın
yüzümüze gülmesinin
tadını çıkarabiliriz
..
Aşkın
Yaz Mevsimi
Aşkımızın
yaz mevsimi
boyunca esimizin
sandığımız
kadar kusursuz
olmadığını
ve ilişkilerimiz
üzerinde çalışmamız
gerektiğini
anlarız .
Eşimiz hata
yapan, bazı
bakımlardan
aksayan bir
insan olarak
da karşımıza
çıkar. Sürtüşmeler
ve duş kırıklıkları
belirmeye
baslar, yabani
otların kökünden
sökülmesi
ve yakıcı
güneş altındaki
bitkilerin
fazladan sulanması
gerekir. Artık
aşkı vermek
de, gereksindiğimiz
aşkı almakta
o kadar kolay
değildir.
Her zaman
mutlu ve sevgi
dolu olmadığımızı
görüp anlarız..Bizim
aşk konusunda
düşlediğimiz
tablo değildir
bu. Birçok
çift, bu noktaya
geldiğinde
düş kırıklığına
uğrar. İlişki
üzerinde çalışmak
istemezler.
Hiçte gerçekçi
olmayan bir
tutumla, hep
ilkbahar olmasını
beklerler.
Eslerini suçlarlar
ve pes ederler.
Aşkın her
zaman kolay
olmadığını,
ara sıra yoğun
bir çalışma
ve sıcak bir
güneş istediği
gerçeğini
görmezler.
Aşkın yaz
mevsiminde,
kendi sevgi
ihtiyacımızı
olduğu kadar
esimizin ihtiyaçlarını
da doyurmamız
gerekir. Bunlar
kendiliğinden
gerçekleşmez...
Aşkın
Sonbaharı
Yaz
mevsimi boyunca
bahçemize
iyi baktıysak,
bu çalışmanın
sonucu olarak
hasadımızı
alırız.. Güz
mevsimi gelmiştir.
Bu altın bir
cağdır, zengin
ve doyurucu.
Gerek kendimizin,
gerekse eşimizin
kusurlarını
kabullenen
ve anlayışla
karşılayan
daha olgun
bir aşktır
yaşadığımız
. Bir şükran
ve paylaşma
zamanıdır.
Yaz boyu çok
çalıştığımız
için, simdi
dinlenebilir
ve yarattığımız
aşkın tadını
çıkarabiliriz
..
Aşkın
Kış Mevsimi
Sonra
hava yeniden
değişir ve
kış bastırır.
Kışın o soğuk,
verimsiz ayları
boyunca doğa
kendini tümüyle
içine çeker,
kapanır. Bu
bir dinlenme,
düşünme ve
yenilenme
zamanıdır.
İlişkilerde
de çözümlenmemiş
açılarımızla
veya gölge
benliğimizle
yüzleşme zamandır.
Kapağımızın
açılıp acı
dolu duygularımızın
ortaya döküldüğü
zamandır.
Aşk ve doyum
için eşimizden
çok, kendimize
bakmaya gereksinme
duyduğumuz,
kendi kendine
gelişim zamanıdır.
Yaraların
iyileşmesi,
acıların dindirilmesi
zamanıdır.
Erkeklerin
mağaralarına
çekilip kışladıkları
ve kadınların
kuyuların
dibine indikleri
zamandır bu...

Yazarı
Bilinmiyor

|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
|
|