| |
  


Biliyorum
konuşacak
bir
şeyimiz
kalmadı,
paylaşacak
hiç
bir
şeyimiz
yok.
Yine
de
yüreğimden
gücümün
yettiği
yere
kadar
sana
sesleniyorum,
seninle
konuşuyorum.
Bugün
sana
olan
kırgınlığımı
rafa
kaldırdım,
sevgimi
aldım
avuçlarımın
arasına,
ona
sığınıyorum.
Cümlelerimi
kısalttım,
kelimelerim
buruk,
gülüşlerim
istenmeyen
dudaklarımda.
Bir
ihtimal
gelişine
sığındığımı
farkettiysem
de,
engel
olamadım
gurursuz
ama
umutlu
hasretine.
Bugün
gönlümü
hoş
tutmak
istiyorum.
İmkansız
olan
her
rüyaya
inanasım
geliyor.
Bir
çocuk
gibi
isteklerimi
bastıramıyorum.
Çalmayan
telefona
elim
gidiyor,
sanahalen
bende
olduğunu
ısrarla
yazmaya
çalışıyorum.
Bende
olan
seni
hiç
kırmadım,
değiştirmedim
ve
hep
korudum
desem
de,
sendeki
benin
nasıl
olduğunu,
gülüp
gülmediğini
anlamsız
bir
sıkıntıyla
merak
ediyorum.

İçimdeki
güzelliğine
inanıp
inanmamanı
artık
umursamıyorum!
Üşüyorum,
bu
üşüme
yalnızlığımdan
geliyor
ve
sarıyor
her
tarafımı..
Tutunabileceğim
hiçbir
güzellik
yok,
hatırlamaktan
usanmayacağım
anılarım
dışında.
Isınabilmek
için
onlara
sarılıyorum.
Anlamsız
ve
cevapsız
sorular
hınzırca
sırıtıyor,
ben
görmemeye
çalışıyorum.
Düşler
uzak
gibi
görünüyordu
ama
yakındı.
Belki
de
görmeyi
istemek
gerekiyordu..
"Gözlerini
aç"
desem
kapatacaksın
ama
lütfen
kapatma
gözlerini.
Kendime
bir
demet
papatya
aldım
ama
bakmadım
falıma.
Gözlerimi
gelişlere
verdim,
gözlerimdeki
hüzün
bile
seni
özlemiş.
İtiraf
etti
sonunda..
Düşüncelerim
gururlu,
hayallerim
ve
sevdam
değil.
Gelseydin
kendimi
unutup
sana
koşacaktım,
susturacaktım
içimdeki
isyanı,
kavgaların
ortasında
bir
güneş
gibi
doğup
ısıtacaktım
yüreğini.
Sevinçten
ağlayacaktım
bu
defa.
Mutluluktan
sarhoş
olmuş
halimle
dokunacaktım,
sarılacaktım
sana.
Ama
gelmedin,
gelemezdin..
Kendimi
kandırdığımı
anladığımda
ağlıyordum..

Eskiden
kimi
şarkıların
ne
kadar
anlamlı
olduğunu
düşünürken,
şimdi
ayrılığın
ardından
çalınan
her
şarkı
umutsuzluğumu
ve
sevgimi
anlatıyormuş
gibi
geliyor.
Sevdiğim
ne
çok
şarkı
varmış..

Her
şarkıda
sen
varsın,
her
yerde,
her
gördüğümde,
denizde,
gecede,
uykumda..
Nasıl
becerebiliyorsun
her
yerde
olabilmeyi?..
Bu
bir
marifetse
eğer,
neden
yanımda
değilsin
ki?
Gözyaşlarım
asilliğini
yitiriyor
ve
yenik
düşüyorum
sevdaya.

Gittin
!
belki
de
hiç
gelmemiştin,
ben
geldiğini
sandım.
Ayak
uyduramadım
yorgunluğuna.
Dudaklarına
düşlerindeki
öpüşleri
konduramadım..
Kimi
zaman
bir
çocuk
oldum
gülüşlerinle
şımaran,
kimi
zaman
bir
kadın;
dokunuşlarında
kendini
bulan..
Ama
en
çok
imkansızın
oldum.
Her
gelişimde
bir
kez
daha
gönderdiğin
oldum.
Yenemediğin,
üzirinden
atlayamadığın
korkuların
oldum.
Ağladığın,
bağırdığın
ya
da
sustuğun
isyanın
oldum.
Sessizce
boşalan
gözyaşların,
birikmişliğin
oldum.
Yüreğindeki
kadın
ben
olmak
isterken,
yüreğine
sığınan
tozlanmaya
mahkum
bir
anı
oldum.
Söylesene,
ben
gerçekte
senin
neyin
oldum?
Sesin
hep
uzaklara
çağırıyordu,
ben
üstüme
alındım,
sana
geldim.
Bilseydim
bana
ait
olmayan
bir
seslenişi
sahiplenir
miydim?!

Şimdi
bir
mevsimlik
aşk
kaldı
avuçlarımda,
sadece
bir
mevsim
yaşayan,
ama
bir
ömür
gibi
gelen
aşk.
Kalbime
henüz
söylemedim
gittiğini,
öğrenirse
onun
da
acı
çekmesinden
korkuyorum.
Seni
hala
benimle
biliyor,
seviyor
ve
ben
kalbime
ilk
defa
yalan
söylüyorum.

Gittin!
bu
yokluğa
alışabilirim
belki
ama,
sesinin
uzak
yolların
sonunda
olması
acıtıyor
içimi.
Suskunluğun
en
büyük
silahındı,
suskunluğunla
vurdun
beni.
Asıl
acı
olan,
canımı
acıtan
unutulmak.

Söylesene,
unutmak
kime
yakışıyor?
Unutan
sen
olsan
da
sana
bile
yakışmıyor.

Merak
etme,
üstüne
giydirmedim
bu
duyguyu.
"Unutulmayan"
olmak
sende
daha
güzel
duruyor.
Görüyorsun
işte,
aşka
ve
sana
ihanet
etmiyorum.
Benim
kırgınlığım
aşk'a,
sen
üstüne
alındın.

Mehmet
Çoşkundeniz
Grafik
Tasarım:
©Kumru
 
|
|